#Tebrikler!#

İnternetin büyük bir fırsatlar dünyası olduğunu biliyor olmalısınız  ki, bu konuyu araştırırken tevafuken bizi buldunuz. Madem hasbel kader buradasınız biraz zaman ayırıp sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz. Ne olduğunu bir bakışta anlamasanız da (ki bu çok normal), belki hiç bir şeyi içine girmeden tam olarak öğrenilmeyeceğini değerlendirip denemek isteyebilirsiniz.


Merhaba! Ben Burhan Cebeci. Girişimci Bir Akademisyenim.

Bir kamu üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Eğer ek gelire ihtiyacınız varsa ve ne yapacağınız konusunda tereddüt ediyorsanız veya girişimcilik projenize destek bulamadıysanız, çok küçük sermaye ile çok büyük gelirler elde etmenizi sağlayabilecek aşağıda paylaştığım girişimcilik projelerini çok dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum. İnternet sınırı olmayan bir fırsatlar dünyası ve her geçen gün yeni zenginlerin ortaya çıkmasına vesile oluyor. Ama ne yazık ki, insanların çaresizliğinden yararlanıp haram helal demeden; "kısa yoldan zengin olma", "kolay para kazanma" gibi çeşitli vaatlerle milletin parasını alıp köşeyi dönenler de var. İşte bu yüzden temkinli olmanızda yarar var, ama önyargınızın kurbanı da olmayın. İnternette kötüler var diye genelleme yaparak herkesi kötü bellerseniz gerçek fırsatları kaçırabilirsiniz. Merak etmeyin biz sizden hiç bir şey istemiyoruz.

Her Zaman Girişimci Olmak İstedim
Üniversitede öğretim elemanı olmama ve mesleğimi çok sevmeme rağmen, hep bir girişimci olmak, bir şeyler üretmek, istihdam sağlamak, hayırlara vesile olmak istemişimdir. Bu yüzden akademik kariyer yapmak için fazla uğraşmadım ve hep işimin yanında yapabileceğim ek gelir arayışında oldum. Fakir bir aileden geldiğim için para kazanmak benim için daha önemliydi. Ek gelir elde etmenin bir çok yöntemini öğrendim, bir çok projeye katıldım ve projeler yaptım. Bu çalışmalarda bilişim sektörü benim için hep ön plandaydı, interneti hep büyük bir fırsat olarak gördüm. 25 yıl öncesinden bugünleri görüp, gelecekte internetin çok büyük fırsatlar sunacağını anlatan yazılar okuyor ve kendimi bu günlere hazırlıyordum.
Gece Gündüz Demeden Devamlı Çalıştım
Sağlıkçı olmama rağmen, tamamen kendi çabamla kodlama öğrendim. Sonradan Açık Öğretim Fakültesi Web Tasarım ve Kodlama bölümünden neredeyse hiç çalışmadan 2 yılda mezun olup diplomamı aldım. Zaten 25 yıldır içinde olduğum bir konuydu. Ayrıca Google ile çalışmanın kârlı bir iş olacağını gördüğüm için sunduğu her şeyi öğrenmeye çalıştım, videolarını izledim, sınavlarına katılarak Google Sertifikası almaya hak kazandım. Uzun yıllar önce hazır site ve hosting hizmeti verdiğim www.sitenhazir.com sitesini, daha sonra ve web tasarım ve SEO hizmeti verdiğim https://horizonwebdizayn.com sitesini kurmuştum. Bir web sitesini Google'da 1.sayfaya çıkarma konusunda çok çalıştım, deneyim kazandım, bu konuda yüzlerce referansım var. Bu işler sayesinde binlerce kişi ile tanıştım, yüzlerce web tasarım projesi yaptım, çok iyi paralar kazandım ve kazandırdım. Bir çok kişinin kendi işini kurmasına yardımcı oldum. Hâlâ bu konuda çalışmaya devam ediyorum. 
Bunları niye anlatıyorum?
Bütün bunları size ilham vermesi için yazıyorum. Siz de bu konularda çalışarak ikinci bir meslek sahibi olabilir ve ciddi gelirler elde edebilirsiniz, ama uzun yıllar çalışıp tecrübe kazanmalı, bedeller ödemelisiniz. Ya da isterseniz aşağıda paylaştığım 2 para kazanma yöntemini iyice okuyun, belki değerlendirmek isteyebilirsiniz.

Sitemizde Kosgeb desteği, hibe, teşvik, kredi vb. ile ilgili herhangi bir hizmetimiz yoktur, hiç bir isim altında herhangi bir ücret talebimiz ve herhangi bir ürün veya hizmet satışımız da yoktur. Takdir ve anlayışınıza sunduğumuz projeler ve sağladığımız materyaller tamamen ücretsizdir, altında bir niyet aramanıza gerek yok. Ancak tatmin edici düzeyde ek gelir elde etmek istiyorsanız bu sabit maaşla olmaz. Kendi işinizi kurmanız gerekiyor, bu da sıfır sermaye ile olmaz, bir başlangıç sermayeniz olmak zorundadır. Çünkü; ticaret 1 koyup 3-5 alma işidir.  Hiç sermaye yoksa o zaman işçilik yapmanız lazım. Biz size edindiğimiz tecrübe ile 400-500 liralık bir sermaye ile kendi işinizin patronu olmanın püf noktalarını öğretiyoruz ve gösteriyoruz. 
Ayrıca kısa yoldan zengin olma, kolay para kazanma gibi vaadimiz de yok. Çünkü, büyük para kolay değildir, aynı zamanda sırrını öğrenmeden asla kazanılamaz.  Burada uzun yıllar içerisinde bedeller ödeyerek sahip olduğumuz bilgi ve tecrübemizi paylaşıyoruz, yol gösteriyoruz. Bununla da kalmayıp bilişim teknolojisi yardımıyla alt yapısını kurduğumuz otomasyon sistemiyle ümitlerinizin tükendiği, en kritik ve ihtiyacınız olduğu anda size ciddi bir motivasyon kaynağı olacak düzeyde otomatik para kazanmanızı sağlıyoruz. Çünkü hangi işi yaparsanız yapın öğrenme ve tecrübe kazanmayla geçen ilk zamanlarda kazanç az olduğu hatta hiç olmadığı için moral bozukluğu olur ve tam bu anda bir çok kişi nedenlerini unutup vazgeçer.

NEDEN GELİRİNİZİ ARTTIRMAK İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAK ZORUNDASINIZ?

Çünkü bir kaç istisna dışında dünyanın her tarafında uygulanan kapitalizm, yani sermaye ve üretime dayalı ekonomi modeli, güçlü olan kazansın mantığı ile hareket ettiği için, maalesef zengini daha zengin yaparken, orta sınıfı fakirliğe, fakiri de açlık sınırının altına itmektedir. Dar gelirli insanların alım gücü sürekli olarak azalmakta, yükselen fiyatlar karşısında finansal zorluklar yaşayanlar borç batağına sürüklenmektedir. Geliriniz giderlerinizi karşılamaya yetmiyorsa mecburen borca giriyorsunuz. Ülkemizde 40 milyonun üzerinde kişi ihtiyaç kredisi veya kredi kartı sebebiyle borçlanmış, adeta bankaların kölesi olmuş durumda. Ne yazık ki; bu da toplumun büyük bir kesiminin mutsuz bir hayat yaşamasına sebep olmaktadır. Bu şartlar altında asgari yaşam standartlarından taviz vermemek için gelirinizi arttırmanın, ek gelir elde etmenin bir yolunu bulmaktan başka bir çareniz yok. Aslında herkes ek gelir peşinde. Mesela öğretmenlerin maaş karşılığı ders yükü 15 saat iken ek ders ücreti almak için 30 saat girerler. Aynı şekilde hafta sonu tatil olduğu halde kurslarda ders verirler sırf biraz daha ek gelir kazanayım diye. Akademisyenler de aynı şekilde üniversite veya açık öğretim sınavlarında görev alarak ek gelir kazanırlar. Dükkan işleten bir çok memur veya işçi biliyorum. Bir süpermarket sahibi çok kazanıyor olsa bile, gidip bir iki tane daha açıyor. Hatta bununla yetinmeyip Türkiye'nin her sokağına şube açıyorlar, kırk yıldır o sokakta hizmet veren ve kıt kanaat geçinmeye çalışan bakkal amcanın iflas etmesine sebep oluyorlar. Kapitalizmin toplumu getirdiği durumu aşağıdaki görsel özetlemektedir.


Alım gücü düştükçe orta sınıf giderek fakirleşiyor. Mesela bir zamanlar bakkal dükkanı olan kişiler orta sınıftı, hatta dar gelirli insanlar devamlı bakkal defterine yazdırır onlar da idare ederlerdi. Bu adamlar evini, arabasını alır, hacca gider ve çocuklarını en iyi okullarda okuturlardı. Şimdi ise bakkallar toplumun en fakir kısmını oluşturuyor, kıt kanaat geçiniyorlar. Sizce geçen zamanda ne oldu da bu kadar fakirleştiler.  Çünkü zincir marketler çıktı, her sokağa 2'şer 3'er açıldılar, bakkalların işini bitirdiler. Değişime direnmek abesle iştigal. Koca koca firmalar değişime direnerek kendi sonunu hazırlıyor. Dünyanın en ünlü cep telefonu markaları android sisteme geçmekte direndikleri veya geç kaldıkları için piyasa hakimiyetini başka firmalara kaptırdılar, şimdi kimsenin aklına gelmiyorlar.
Bugünkü ekonmik koşullarda zengin ya da fakir olmak dışında bir seçeneğiniz yok. Muhakkak iki taraftan birindesiniz. Bu kadar ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkemizde ve dünyada her geçen yıl yeni zenginler ortaya çıkıyor. BBDK Türkiye'de 2019 yılının ilk yarısında banka hesabında 1 milyondan fazla parası olan kişi sayısını 21 bin olarak açıkladı.  Bu kişiler yeni milyonerler ve bu listede hesabında 100 bin ile 1 milyon arasında parası olanlar dahil değil. Sizce bu insanlar bu kadar parayı maaşlı bir işte çalışarak mı biriktirdiler. Ve bir düşünün hiç borcunuz olmayıp hesabınızda değil bir milyon 50 bin TL para olsaydı nasıl hissederdiniz. Zenginler cephesinde durum böyleyken diğer yakada durum hiç iç açıcı değil. Ülkemizde her yıl onbinlerce firma iflas ederek kapanıyor ve bu kişilerin çoğu yoksullar kısmına düşüyor. 
DAHA EN KÖTÜSÜNÜ GÖRMEDİK BİLE: Çünkü kapitalist sistemin bir sonucu olarak alım gücü düşmeye devam ediyor, yani fakir giderek daha da fakir hale geliyor. Eninde sonunda herkes ek iş yapmak zorunda kalacak, çünkü şimdi bile yetmeyen gelirlerin ilerde hiç yetmeyeceği öngörülüyor. Şimdiden dar gelirli insanların çoğunluğu zaten birden fazla işte çalışıyorlar. 

Kapitalist sistem sizi nereye götürüyor? Kum saatinin altında mı olacaksınız, yoksa üstünde mi? Seçim sizin.

Herkes Zengin Olmak İstiyor Ama Çok Az Kişi Bunun İçin Harekete Geçiyor

Görüştüğüm kişilere zengin mi yoksa fakir mi olmak istediklerini sorduğumda herkes zengin olmak istiyor, ama sadece lafta, icraata gelince iş farklı boyut kazanıyor. Nasıl bir iş aradığını sorduğumda ise sabit maaşlı, sigortalı bir işte çalışmak istiyor. İşte burada film kopuyor, bu çelişkiyi anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Çünkü sabit maaşlı bir işte çalışarak zengin olan, hatta bırakın zengin olmayı finansal sorunlarını çözebilen yok. Oysa hem kendine yetecek, hem de çevresine yardım ederek sosyal anlamda da huzur bulabilmeyi sağlayacak bir zenginlik, eğer doğuştan patron değilse ancak girişimcilik veya sermayesiz ve risksiz ticaret ile mümkün. Nitekim her geçen gün yeni zengin olan bir girişimcinin hikayesini basın ve medyadan duyuyoruz. Bu insanların ortak özelliği maaşlı çalışan olmamaları ve kendi hayallerinin peşinden koşma cesareti olan savaşçı ruhlu insanlar olmaları. Bu kişiler büyük hayaller kuran, ama inandığı bu hayale küçük adımlarla ve sabırla ilerleyen lider ruhlu insanlar. Lider ruhlular, çünkü kendilerini durdurmaya çalışan insanlara inat inandıkları davadan vazgeçmezler, çıktıkları yoldan asla geri dönmezler. Düşerler, ama düştükleri yerden kalkarak her şeye rağmen ilerlemeye devam ederler. Çünkü esas yiğitliğin düştüğü yerden kalkmak olduğunu gayet iyi bilirler ve bir gün mutlaka hedeflerine ulaşırlar. 

ZENGİN BABA & YOKSUL BABA

Amerikalı yazar Robert Kiyosaki Rich Dad Poor Dad (Zengin Baba Fakir Baba) isimli kitabında ilginç bir tespitte bulunuyor. Dünya nüfusunun % 95'i para kazanmak için aktif olarak çalışan, fiilen işin başında bulunmak zorunda olan kişilerden oluşur. Bunlar maaşla çalışan işçi veya memurlar ile kendi işyerinde tek başına çalışan kişilerdir. Gelirleri tamamen kendi çalışmalarına bağlı olduğu için çalışamadıklarında gelirleri durur ve ne kadar çalışırsa çalışsın asla belli bir limitin üzerinde kazanamazlar. Bu kesimdeki insanların zengin olmaları imkansız olduğu gibi, her zaman finansal sorunları vardır. Yoksul babanın öğüdü sigortalı bir işe gir çalış, garantili bir maaşın olsun şeklindedir. %5'lik diğer grubu kendi işinin sahipleri, yüzlerce çalışana sahip büyük patronlar temsil eder ve bunların çoğu doğuştan zengin olan, aile şirketlerinin başına geçen kişilerdir. Bu tarafta en çok zengin çıkaran bir grup daha vardır. Bunlar; girişimciler,  yatırımcılar ya da tüccarlardır. İyi bir girişimcilik fikri yeterli sermaye ve destek varsa ve pazarlama iyi yapılırsa bir servet kazandırabilir. Doğru sektörde ve doğru zamanda yapılan ticaret de zenginlik vesilesi olabilir. Zengin Baba bu kısımda olmayı öğütler. 

#Kim ya da ne olmak istediğine karar ver#

SIFIRDAN İYİ BİR GELİR SEVİYESİNE ÇIKMANIN TEK YOLU GİRİŞİMCİLİKTİR

Girişimcilik sermayeli ve sermayesiz olmak üzere 2 şekilde yapılır
Sermayeli Girişimcilik & Ticaret
Üretim & toptan veya perakende satış. Bir girişimci ürünü üretir, ürünün ilk sahibidir. Toptancı üreticiden satın alır ve ürünün sahibi olur. Perakendeci de toptancıdan ürünü satın alarak sahiplenir. Ürünü her sahiplenen maliyetin üzerine bir miktar ekleme yaparak para kazanır ve buna kâr denir. Bu AL-SAT şeklinde yapılan bir ticarettir. Nitekim üretim veya satış kâr amacıyla yapılan bir iştir. Sermaye ortaya konulduğu için risk vardır. En büyük risk malı yüksek fiyata mâletmek ve satışını yapamamaktır. Bazen de ürün piyasada rağbet görmez, alıcı bulamaz. Bu durumda girişimci veya tüccar iflas edebilir.
Sermayesiz Girişimcilik & Ticaret
Sermayesiz girişimcilik veya ticarette AL-SAT yoktur, sadece SAT vardır. Malın sahibi olmadan satışına yardımcı olarak para kazanmak mümkündür. Bu şekilde kazanılan paraya kâr değil, komisyon denir. Örneğin emlakçılar, oto galericiler, turizm acentaları, seyahat acentaları vs. bu şekilde para kazanırlar. Bu SATIŞ ORTAKLIĞI sistemidir ve eticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte giderek popüler hale gelen ve dünyanın en çok para kazandıran yöntemdir. Dünyanın en zengin kişisi satış ortaklığı ile komisyon kazandığı amazon.com sayesinde bu servete kavuşmuştur. Affiliate Marketing ve Network Marketing küçük sermaye ile yapılabilecek en güzel işlerdir.